GİRİŞİMCİ VE GİRİŞİMCİLİK

Girişimcilik ; yaşadığımız çevrenin yarattığı fırsatları sezme , o sezgilerden düşler üretme , düşleri projelere dönüştürme , projeleri yaşama taşıma ve zenginlik üreterek insan yaşamını kolaylaştırma becerisine sahip olmaktır. Girişimcinin zenginlik üretirken üç temel kaynağı vardır. Kendi enerjisi ve gücü erişebildiği sermaye ve ilişki kurduğu insanlar (Bozkurt , 2000/12).
Girişimciliği etkileyen faktörleri , girişimciye bağlı faktörler ve çevresel faktörler olarak ikiye ayırabiliriz. Girişimciye bağlı faktörler , girişimci adayının eksikliklerin olduğu yerlerdeki potansiyel iş fikirleri algılaması , bunu işe çevirecek beceriye sahip olması , riskleri alarak girişimde bulunabilmesidir. Çevresel faktörler ise , engellerin az olması , kaynakların varolması ve varolan kaynaklara erişimin kolay olması olarak belirtebiliriz.
TÜSİAD girişimciyi , bilinenleri en iyi yapan ve hünerlerine aklını da katan, olağan, ve olağan dışı koşullarda işgücü ve sermaye kaynaklarını verimli bir biçimde kullanacak önlemleri düşünen , analiz eden , planlayan , yürürlüğe koyan , uygulayan ve sonuçlarını denetleyebilen kişi yaratıcı girişimcidir diye tanımlamaktadır (TÜSİAD,1987).
Literatürlerde başarılı girişimciler için birçok özellik tanımlanmaktadır. Genel anlamda başarılı girişimciler , kendini iyi tanıyan , risk almayı seven , yeniliklerin peşinde koşan , yaratıcı , özgüvenleri tam , sabırlı , bilgi sahibi , başarma arzusuna sahip , insanları motive etme kabiliyetine sahip olmaları gibi özellikleri taşırlar.
“ Kendine hak gören çocuklar zenginliğin kumarbaza şansa geldiğini , dehaya ya da iyi ilişkilere sahip olanları , emeği ya da siyasal bağlantıları sömürenleri , yeteneği olanları , toprağı , doğal kaynakları ya da olağanüstü şansı olanları yeğlediğini sanırken , girişimciler dehanın ter , emek ve fedakarlık olduğunu , doğal kaynakların da ancak aklı insan emeğiyle değer kazanabileceğini bilirler.” Gilder
Bilim alanında , girişimci kişilik , parçacık fiziği , saf matematik ve teorik astronominin en soyut ve en az pradigmatik sahalarında çalışır. Sanatta, Avant-Garde’ın ender girilebilen arenasıdır. İş dünyasında ise girişimci kişi , yenilikçi , büyük stratejist , yeni pazarlara nüfuz edip bulmada yeni yöntemlerin yaratıcısı , dünyayı kucaklayan devdir-Sears Roebuck , Henry Ford , IBM’den Tom Watson ile McDonald’s dan Ray Kroc bu yapıda insanlardır (Gerder , 2001).
Girişimci kişi , girişimde bulunmadan önce insan kaynakları , halkla ilişkiler , muhasebe ve finansman , yönetim , kurumsallaşma , pazarlama , know-how ve patent , dış ilişkiler konularında bilgi sahibi olmaldır.
GİRİŞİMCİ KİŞİLİĞİN OLUŞUMU
Kişide girişimcilik ruhu genetik olarak var olabileceği gibi , ailenin , çevrenin ve eğitimin de girişimcilik ruhunun gelişmesi için çok önemli etkenler olduğunu belirtmek gerekir.

Şekil 1.1 : Girişimciliğin Gelişmesinde Hayat Tarihi Modeli (Erdoğmuş , 2000)
Girişimci bir kişilik için ; kişi kafasındaki projelerini gerçekleştirmek için başlama cesaretine sahip olmalı ve başarılı olma arzusunu her zaman koruyup pes etmemelidir.
Girişimci kişiliğin oluşumunda ailenin kültürü , ailedeki bireylerin birbirlerine davranışları , ailede girişimci olup olmaması bireydeki girişimcilik ruhunun gelişmesine kısıtlayıcı ve teşvik edici etki yapabilmektedir.
GİRİŞİMCİNİN KARİYER PLANLAMASI
Girişimci adayı kariyer planını yaparken ; yönünü geleceğe çevirmeli, dışarıdaki değişim ve gelişmelere duyarlı olmalıdır. Ayrıca bulunacağı girişimlerdeki başarısızlıkları da gözönüne almalıdır. Yönetim Danışmanı Melih Arat başarılı bir çok girişimcinin ilk yaptıkları işlerden başarısız olduklarını , girişimci adaylarının da başarısızlığı gözönüne alarak ama pes etmeden çalışmaları gerektiğini belirtmektedir.
Üniversite öğrencilerine yönelik olarak yaptığım girişimcilik araştırmasında , öğrencilerin % 57’sinin girişimci olmak istedikleri , % 30’unun iyi bir şirkete üst düzey yönetici olmak istediklerini belirtmişlerdir.
GİRİŞİMCİ VE YÖNETİCİ
Girişimci evi inşa eder ve anında bir sonrakini planlamaya başlar . Yönetici bir ev inşa eder ve sonuna kadar orada yaşar. (Gerber,2001)
Girişimcilik ile yöneticilik temelde bir birinden farklı olan kavramlardır. Girişimci sürekli yeni hedefler peşinde koşan , gelecekte yaşayan , risk alan , olaylardaki fırsatları yakalamaya çalışan, yenilikçi kişidir. Yönetici ise , varolan işleri en iyi yapmaya çalışan , bugünde yaşayan , fırsatlardan çok problemlere odaklanan kişidir.
Ancak bir çok girişimci kurdukları kurumların başına geçip yöneticilikte yapmaktadırlar.
GİRİŞİMCİNİN TOPLUM İÇİN ÖNEMİ VE TOPLUMSAL MİSYONU
Girişimcilerin bulundukları topluma karşı çok önemli misyonları vardır. Bunları kısaca şöyle sıralayabiliriz :
1. Az gelişmiş ülkelerde en önemli sorunlardan biri işsizliktir. İşsizlik ürün/hizmet üretimi için yeni yatırımların yapılmaması sonucunda doğar. İşsizlikten kurtulmanın en etkin yolu , kişilerin kendi işlerini kurmalarıdır. Girişimci sayısı ne kadar artarsa , istihdam oranı da artar.
2. Girişimci sayısının artması ile toplumsal refah düzeyi , insanların hayat standartları da yükselecektir. Girişimcilikte asıl amacın, daha çok para kazanmak olarak düşünülse de , para sadece bütünün bir parçasıdır. Asıl amaç toplumsal yaşam kalitesini artırmaktır.
3. Girişimciler hem bilim ve teknolojiyi kullanarak , hem de bu alanlara kaynak aktararak bilim ve teknolojinin gelişmesine ön ayak olurlar.
4. Girişimciler yurtdışında , kendi ülkelerinin reklamını yaparlar.
5. Girişimciler kullanılmayan potansiyelleri kullanarak , bunların atıl olmalarını önlerler. Örneğin turistik bölgelerde insanların evlerini pansiyon olarak kullanmaları .
TÜRKİYE VE DÜNYADA GİRİŞİMCİLİK
Girişimcilik kelimesi 1980’lerden sonra dünya çapında çok kullanılır olmuştur.1990’larda Avrupa ve Sovyet Rusya’sındaki komünist bloğun yıkılması Çin ve Vietnam’ın dışa açılması, dünya genelinde geri dönüşler ve yüksek işsizlik oranları girişimciliğin öneminin artmasına yardım etmiştir (Koh,1996). ABD , Avrupa Topluluğu Ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerde girişimcilik çok yaygındır. Bu ülkeler girişimcileri teşvik etmek için çok önemli teşvik araçları kullanmaktadırlar. Bunun yanında gelişmekte olan Singapur , İrlanda , Güney Afrika Ülkeleri gibi ülkelerde girişimci sayısını artırmak için bir çok teşvik araçları kullanmaktadırlar.
Türkiye’de girişimciliği incelemek için Osmanlı Dönemindeki duruma göz atmak daha yararlı olacaktır. 1912 yılında bir yabancı yazarın kaleminden Osmanlı İmparatorluğu;
“Yalnız memurluk etmek , askerlik yapmak , kazançlı işlere rağbet göstermemek Türkleri eksiltmiş ve fakirleştirmiştir. Türklerin arazi sahibi olan birkaç yüzbininden gayrısı memurluk ve askerlikle geçinen proleteryadır. Bunların açlıktan ölmeyecek kadar bir maaşla iktifa ederler. Türkler zaten şayan-ı hayret derecede kanaatkardırlar. İsraftan pek çekinirler. Yılda bir kere , o da bayram günü esvap yaptırırlar ve o esvabı yıl boyunca giyerler. Bu kadar az ihtiyacı olan bir halkta teşebbüs fikri ve gayret ateşi için bir saik olmayacağından , bittabi Türkün hat-ı iktisadiyeleri de mahduddur , ticaretleri adeta yok gibidir” (Landau,1996).
Cumhuriyetin ilanı ve Yeni Türk Devletinin kuruluşuyla beraber sayıca az olan ve yeterli sermayeye sahip olmayan girişimcilerin , sayısının artırılması ve girişimciliğin özendirilmesi politikası devlet eliyle yapılmıştır. 1930-1950 yıllarındaki Devletçilik Devresinde özel sektörün girmediği iş alanlarına devlet girmiş ve özel sektörü de buralara girmeye teşvik etmiştir. 1950-1970 yıllarındaki Liberal Ekonomiye geçiş döneminde özel sektörün ekonomideki payı % 70’lere kadar çıkarılmıştır. 1980‘de başlayan ve günümüze kadar devam eden Dışa Açılma Döneminde girişimcilerimiz dünyanın dört bir tarafına yayılmaya başlamışlardır. Ancak yine de girişimci sayımız istenen düzeyde değildir. Türkiye’deki siyasal durumun ve ekonomideki koşulların belirsizliğinin yüksek olması, bürokratik engeller , sermaye kaynaklarının kıt olması, girişimcinin eğitimi , girişimcinin yönetim , pazarlama , kurumsallaşma gibi konularda yeterli bilgi ve beceriye sahip olmaması artışın istenen düzeyde olmamasının en önemli etkenleridir.
GİRİŞİMCİLİKTE SERMAYE BULMA ARAÇLARI
Girişimciler eğer iyi bir iş fikrine sahipseler , gerekli sermayeyi veya araç ve gereci birçok yoldan temin edebilirler. En önemlileri risk sermayesi , banka kredileri , leasing ,faktöringdir.
Risk Sermayesi
İlk risk sermeyesi şirketi American Research and Development , 1946 yılında Amerika’da kuruldu. Amerika’da Venture Capital adıyla uygulanmaya başlanan risk sermayesinde amaç , kar potansiyeli yüksek olan bir iş fikrine sahip ancak bunu hayata geçirmek için yeterli finansal kaynaklara sahip olmayan girişimcilerin projelerini finanse etmektir. Bu tür destekleri veren şirketlere Risk Sermayesi Şirketleri denir. Risk Sermayesinde 2 tane ortak olur. Birisi projenin sahibi yani girişimci , diğeri ise projeye finansal destek sağlayan risk sermayedarıdır.
ABD’den sonra Avrupa ve Japonya’da da risk sermayesi uygulamaları yaygınlık kazanmıştır. Özellikle Avrupa’da risk sermayesi konusunda son 20 yıl içerisinde büyük gelişmeler sağlanmıştır. 1999 yılında bu sektöre 5 milyar dolar gibi büyük bir fon ayrılmıştır. Bu fonların % 29 ‘nu bankalar , % 19 ‘nu emeklilik fonları finanse etmişlerdir.
Yapılan çalışmalar sonucunda, risk sermayesi şirketlerinin üçte birinin tamamen ya da kısmi zararlar yaptıkları, %30 ‘u yapılan yatırımın iki katı bir gelir getirdiği ve yalnızca %7’si yapılan yatırımın on katı veya daha fazla kazanç sağladığı bulunmuştur.
Türkiye’de ilk risk sermayesi şirketi Türk-Alman Hükümetlerinin yaptığı anlaşma sonucu 1993 yılında Halk Bankası tarafından kurulmuştur. Ancak 9 yıllık bir geçmişe sahip olan risk sermayesi, Türkiye’de istenen şekilde gelişememiştir.
Risk Sermayesinin İşleyiş Şekli
1. Proje İş Planı Hazırlanması : Bu aşamada proje sahibi projesini yazılı hale getirerek risk sermayesi şirketine başvuruda bulunur.
İş planında ; projenin kısa bir özeti , yatırımın maliyeti ,sektör ve işletmenin tanımı ,pazarlama stratejileri ,yönetim biçimi ve yöneticilerin özellikleri ,gelir ve gider tahminleri ,piyasa araştırmaları ve tahminleri ,oluşturulması planlanan mali yapı ve plan bilgileri bulunmalıdır.
2. İlk Değerlendirme : Proje sahibi projeyi risk sermayesi şirketine sunduktan sonraki aşamada , risk sermayesi şirketi projeyi inceler. Verilen bilgileri kendi standartlarıyla projeyi değerlendirir ve uygun bulduğu proje sahiplerini görüşmeye çağırır.
3. Birlikte Çalışma : Proje değerlendirilip uygun bulunduğunda , taraflar proje üzerinde çalışmaya başlarlar. Bu süreçte projenin mali , teknik ve ekonomik yapısı en az gelecek 5 yıllık periyotta incelenir. Projenin fizibilite çalışması yapılır.
4. Değerlendirme : Proje sahibi ve risk sermayedarının beraber yaptığı çalışmalar sonucunda elde edilen sonuçlar değerlendirilir. Eğer sonuçlar istenilen şekilde ise , risk sermayesi şirketi projeye hangi şartlarda katılacağını belirler .
5. Yatırım Sözleşmesi : Risk sermayedarı ile projenin sahibi şartlar konusunda anlaşırlarsa , aralarında bir yatırım sözleşmesi imzalanır. Artık bu sözleşmeden sonra projeyi hayata geçirme aşaması başlar.
6. Gerçekleştirme : Projenin gerçekleştirilmesi için gereken ortam hazırlanır ve proje için çalışmalara başlanır.
7. Yatırımdan çıkış : Yatırım sözleşmesinde belirlenen projenin başarı kriterleri sağlanınca risk sermayedarı , yaptığı sözleşme gereği projeden çıkar.
DÜNYADA ALTERNATİF BİR GİRİŞİMCİLİK MODELİ OLARAK FRANCHİSİNG SİSTEMİ
Franchising İngilizce bir kelime olup Türkçe’de “ imtiyaz ve ayrıcalık verme ” anlamlarına gelmektedir.
Franchising, bir ürün veya hizmetin imtiyaz hakkına sahip tarafın belirli bir süre, şart ve sınırlamalar dahilinde işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin bilgi destek (know-how) sağlamak suretiyle ticari işleri yürütmek üzere ikinci tarafa verdiği imtiyazdan doğan uzun dönemli ve sürekli bir iş ilişkileri bütünüdür (www.yenibir.com).
Franchising sisteminde , franchisor ve franchisee tarafları vardır. Franchisor , franchising olarak verilen markanın isim hakkına sahip olan , bunun satış ve dağıtımını belirli bir ücret karşılığı olarak veren taraftır. Franchisee ise belirli bir bedel karşılığı franchising alan taraftır. Franchisee, franchising bedeli olarak kuruluş aşamasında isim hakkı için “franchising fee” olarak belli bir bedel öder. Daha sonra ise “royalty” olarak yapılan cirodan belirli bir pay ödemeye devam eder.
Franchising sisteminin Franchisee açısından avantajları :
1. Girişimci kendisini ispatlamış bir markaya yatırım yaptığından dolayı başarısız olma şansı azdır. Bu konuda yapılan çalışmalar sonucunda Amerika’da franchiseelerin sadece % 5‘nin başarısız olduğu , % 95 ‘ninde başarılı olduğu saptanmıştır.
2. Ana firmanın sağladığı hizmetlerden ( eğitim , teknolojik destek , hukuki destek , eleman temini vb.) sürekli olarak yararlanabilmektedir.
3. Mal aldığı tedarikçileri değişmediği için az maliyetle ve kaliteli malı sürekli alabilmektedir.
4. Pazarlamayı franchisor şirketle beraber yaptığından dolayı pazarlama ve reklam giderleri azalır.
5. Ana firma sayesinde yeniliklerden kolaylıkla yararlanabilmektedir.
6. Aynı gruba bağlı diğer franchiseelerde de aynı hizmet ve kalite standartları geçerli olduğundan müşteri bağlılığı oluşturur.
Franchisor açısından avantajları :
1. Franchisor firması yatırım yapmadan karını artırır.
2. Az maliyetle büyüme ve gelişme sağlar. Pazardaki iş hacmini artırır.
3. Pazarlama ve reklam giderlerini franchiseelerle paylaşarak bu maliyetleri azaltır.
4. Pazarda markasını tanıtabilir.
5. Bütün franchiseelerini kontrol altına alır.
6. Nakit akışını düzgün hale getirir.
KAYNAKÇA
BOZKURT Dr.Rüştü , Girişimci ve Rol Bilinci , İş Fikirleri Dergisi , Sayı : 2000/12 , Aralık , 2000
GERBER Michael E. , Girişimcilik Tutkusu , Sistem Yayıncılık , İstanbul , 2001
ERDOĞMUŞ N., Otobiyografilerin Analizi Yoluyla Girişimci İşadamlarının Kariyer Gelişimi Hakkında Bir İnceleme, 2000 Yönetim-Organizasyon Kongresi, Erciyes Üniversitesi , 2000
KOH Hian Chye , Testing Hypotheses of Entrepreneurial Characteristics , School of Accountancy and Business , Nanyang Technological University , Singapore , 1996
LANDAU J.M , Tekinalp Bir Türk Yurtseveri (1883-1961) , İletişim Yayınları , İstanbul,1996
TİTİZ Tınaz , Genç Girişimcilere Öneriler , İnkılap Yayınevi , İstanbul , 1999
TÜSİAD , Türkiye’de Girişimcilik İle İlgili Sorunlar ve Çözümler , İstanbul , 1987
www.yenibir.com
———
ARAŞTIRMA (BEKİR YILDIZ)

paylaş

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla